Yalvaç tarihi güzellikleriyle kesinlikle tanınmayı hak ediyor. Bu gönüllülük programındaki amacımız öncelikle yalvaçlı gençlere ve çocuklara yalvaç'ı tanıtmak ve bu tarihi dokuyu nasıl koruyup gelecek nesillere aktaracaklarını, yalvaç'ı seven yalvaçlı gençler olarak neler yapabileceklerini anlatabilmek...Yalvaç'ta kültür, sanat, arkeoloji ve müze bilinci kazandırmak için gönüllü gençler arıyoruz. Müzemizde size verilecek seminerden sonra siz de yalvaç'ın tarihini tanıtmak için bir şeyler yapabilirsiniz. Faaliyetin duyurusu ve organizasyonunda bizlere yardımcı olacak daha çok sanat tarihi, arkeoloji, kültürel miras ve turizm ve mimari restorasyon gibi müzecilikle bağlantılı bölümlerde okuyan gençleri bekliyoruz. Tokmacık köyünde günümüzden 8 milyon yıl öncesinde yaşamış "at, fil ve gergedan" fosilleri kentin paleoklimatolojisi açısından en eski bulgulardır.Daha sonra yakın çevredeki neolitik dönem (i.Ö. 6 Bin) yerleşimleriyle devam eder. Kentin kuruluş tarihi ise i.Ö. 3. Yüzyılda helenistik krallıklardan seleukid hanedanıyla başlar. İskenderin ölümünden sonra anadolu'da devam eden paylaşım kavgalarının sonunda,psidia bölgesi ı. Seleukos nikator'un eline geçer. Helenistik dönemin özelliği olan fethedilen yerlerde,bölgedeki yerli halk üzerinde egemenlik kurmak için,stratejik yerlerde tahkimli kentler kurulur,yada kurulu olanlar tahkim edilirdi. Antiocheia kenti de,i.Ö. 275 Tarihinde ı.Antiokhos soter'in ,kurulu kenti tahkim ettikten sonra dedesi ve kendinin adı olan antiochos'u kente vermesinden sonra tarih sahnesine çıkar. Ancak kentin yakınındaki men kutsal alanı buluntularının i.Ö. 4. Yüzyıla dek ulaşmış olması bölgede bir klasik dönem kültürünün de olduğunu gösterir. İ.Ö. 2 Yüzyıldan itibaren,avrupanın en güçlü devleti haline gelen roma imparatorluğu,doğuya doğru ilerleyerek,anadolu'ya girer. Trakya'dan başlayan fetih,çanakkale boğazı üzerinden,magnesia, psidia ve frigya'ya dek uzanır. Bu dönemde bölge bergama krallığı egemenliğinde kalır,ta ki i.Ö. 133 Yılında ölen bergama kralı ııı. Attalos vasiyetiyle ,içinde pisidia da olan, egemenliği altındaki tüm toprakları romaya bırakıncaya kadar. Kent, en parlak dönemini roma egemenliğinde yaşar,bu dönemde yoğun imar faaliyetleri görülür. Augustus döneminde (i.Ö 27-i.S. 14) Psidia bölgesinde 8 koloni kurulmuş ancak ,konumu nedeniyle yalnızca antiochia'ya " colonıa caesareia " , yani sezar'ın şehri ünvanı verilmiştir. Yine bu dönemde kent,hakim olduğu psidia bölgesinde, başkent konumuna yükselen önemli bir roma kolonisi haline gelmiştir. Kent,imarı sırasında,aynı roma kentinde olduğu gibi 7 tepe üzerinde kurulmuş 7 mahalleye bölünmüştür. İ.S 3. Yüzyıl sonlarına dek resmi dil latincedir. Bugün kenti gezerken görebileceğimiz yapıların büyük bir kısmı da, roma döneminde bu yoğun imar faaliyetlerinden günümüze ulaşabilenlerdir. Kentin önemini fark eden aziz paulus ,i.S. 46 Ve 62 yılları arasında antiocheia'ya üç kez gelerek,hristiyanlığın temellerini burada atmış ve dünyaya buradan yaymaya başlamıştır. Özellikle i.S. 4. Yüzyılın başlarında hristiyanlığın serbest bırakılmasıyla bizans döneminde de önemini dini bir merkez olarak sürdürmüştür. İ.S. 8. Yüzyılda başlayan arap akınları ve haçlı savaşlarıyla harabeye dönen kent ,yavaş yavaş tarih sahnesinden çekilmeye başlamıştır. Ancak ,1176 yılında selçuklu sultanı ıı. Kılıç arslan'ın bizans ordusunu yendiği ve yalvaç yakınlarında yapılan myriakephalon savaşından sonra bölgeye yerleşen türkler, kente, eski kültürel merkez özelliğini yeniden kazandırmışlardır. Anadolu'nun bu bölgelerine kadar yayılan büyük selçuklu imparatorluğu'nun 1300 yıllarında moğolların istilasına uğrayarak parçalanmasından sonra ortaya birçok beylikler çıkmıştır.Bu beylikler arasında bulunan hamitoğlu beyliğine katılan yalvaç o tarihte beyliğin önemli bir merkezi olmuştur.Ancak anadolu'ya yerleşen osmanogulları ayni tarihte gelişmeye başladığından 1400 yıllarında osmanlı imparatorluğuna katılmıştır. Osmanlılar döneminde tüm anadolu'da uygarlık üst düzeyde olduğundan yalvaç'ta bu dönemde inşa edilen cami, han, hamam, ve sivil mimari örneklerine bugünde rastlamak mümkündür.Bundan sonra ısparta ve çevresi ile birlikte hamit sancağı adı ile konya'ya, daha sonra ısparta sancağı vasıtasıyla bursa'ya, 1840 yılında kaza haline geldikten sonra yeniden konya'ya bağlanmıştır. 1864 Yılında ilçede belediye teşkilatı kurulmuştur.Yalvaç cumhuriyetin ilanından sonra ısparta'ya bağlanmış ve her geçen gün gelişerek bugün göller bölgesinin önemli merkezlerinden biri olma özelliğini korumaktadır. Günümüzde özellikle kültür, turizm, tarım ve el sanatları (dericilik, keçecilik, halıcılık) yönünden önemli bir potansiyele sahiptir.Yalvaç "resul" yol gösterici manasına gelmektedir.Selçuklular döneminde buraya yerleşen oğuz oymaklarından ilki yalvaçlar olduğu için kente bu isim verilmiştir.